ERP projeleri, işletme içerisindeki belirli kişilerin diğer birimlerin desteğini almadan başarılı bir şekilde tamamlayamayacakları kadar büyük ve etkileri de o kadar geniştir.
Başarıya giden yolda, kurum içi iletişim önemli bir yer tutmaktadır. Bir başka deyişle, geniş bir tabana yayılan, politik bir yaklaşımla, kurum içerisindeki herkes bu hayalin içerisine alınmalıdır. Yola çıkılırken bu işe dahil edilmeyen kilit konumdaki her kişinin, proje sürecinde risk faktörlerinden biri olma ihtimali taşıyacağı unutulmalıdır. Anahtar kişiler yalnızca bölüm yöneticileri ve üst yönetimden ibaret olmayabilirler. İşletmenin dinamiklerine göre yönetici statüsünde olmayan kişiler de vizyona dahil edilmesi gereken kişiler arasında yer alabilirler.
ERP’ye geçiş kararı, geniş katılımla alınmalı ve bağlayıcı olmalıdır. Üst yönetim, yöneticilerin ve diğer kilit kişilerin katılacakları bir toplantıdan
ERP yazılımı alma kararı oy birliği ile çıkmalıdır. Toplantı kararı mutlaka bir tutanakla resmileştirilmeli ve duyurulmalıdır.
Vizyon sahibi, vizyon paylaşımının başarılı bir şekilde yapılmasıyla, sürece 1-0 önde başlamış olur. Doğal olarak, bu durum her zaman mümkün olmamaktadır. Burada önemli bir nokta, bu toplantıda çekimser kalan ya da karşı oy veren kişi veya birimlere yönelik uzun vadeli bir anlatım/ikna süreci işletilmesidir.
ERP, bir kurumsal değişim sürecidir ve bu sürecin işletmenin sürdürülebilir rekabet gücü kazanması için önemli olduğu çok iyi anlatılmalıdır. Kişilerin, değişime gösterdikleri direncin arkasında, genellikle kendi gelecekleri için duydukları endişelerin yattığı göz önünde tutularak,
ERP sürecinin iş kadrolarında daralma anlamına gelmeyeceğinin altının çizilmesi önemlidir.
İhtiyacın bu şekilde netleştirilmesinin ardından, ihtiyacın alt kırılımlarının belirlenmesi ve bu kırılımlar doğrultusunda ihtiyaçlara en iyi cevabı verecek sistemin seçilmesi süreci başlar.